Tüm Yazılanları Siliyoruz! Fahrenheit 451

tarafından
127
Tüm Yazılanları Siliyoruz! Fahrenheit 451

451 Fahrenheit nedir?  Bir kağıdın tutuşma sıcaklığı.

Dünya üzerinde yazılmış tüm eserler yakılsaydı ne olurdu?

Kitaplar, insanların mutluluğu önündeki en büyük engel midir?

Cahillik mutluluk mudur?

Ray Bradbury’nin 1951’te ilk defa basılan ünlü bilim kurgu romanı Fahrenheit 451 bu soruların cevabını ararken aynı zamanda kötü düşünülen bir geleceği hayalimizde canlandırıyor.

 

Kitapta, itfaiye eri olarak görev yapan Guy Montag’ın bir kız çocuğu ile tanışmasının ardından hızla değişen hayatı ile beraber yıllardır içinde büyüttüğü, sisteme karşı olan nefretinin açığa çıkışı anlatılıyor.

Zamanın anlayışına göre kitaplar, insanları düşünmeye iten araçlardır. Düşünmek ise insan varlığı için yegane tehlikedir. Bir insan düşünmediği sürece mutludur. Bu sebeptendir ki günümüzde yangınları söndürmek ile görevli olan itfaiye geleceğimizde yangın çıkarma işiyle meşgul olmaktadır. Basılmış her kaynak yakılmalıdır. Okuyanlar ve düşünenler cezalandırılmalıdır.

İnsanların beyinlerini yıkayan televizyon yayınları ile düşünmemeye zorlanan insanlar aynı zamanda hızlı hareket etmek zorundadır. Hızlı araba kullanmalı, hızlı yürümeli ve daha nicesi. Yavaş yapılan her şey, ceza gerektiren bir harekettir.

Kitap yakma

Peki gerçekte de böyle midir?

Gerçekten kitaplar zararlı mıdır? Cahillik mutluluk mudur?

Sanıyorum ki bu konu farklı farklı yorumlanabilir. Şahsi düşüncem ise cahillik mutluluktur.

Bunu kitabı okuyunca da anlayacaksınız. Kitabın düşünen iki karakterinden birisi Guy Montag, çevresinde ve dünyasından olup bitenleri farkında olan mutsuz bir insandır. Tam tersine, televizyonların beyin yıkayan yayınlarınca zihinleri tamamen işgal edilmiş insanlar eğlenmenin yolunu bir şekilde bulur. Toplumsal olaylar zerre umurlarında değildir. Yanlarında bir ev yakılmış, bir kadını araba ezmiş. Bu onların meselesi değildir. Akşam televizyonlarını açtıklarında karşılarına hangi sunucu çıkıp hangi programı sunacak bu önemlidir.

beyin yıkama

Günümüzde ise bunun bir benzerini görebiliriz. Toplumun beynini yıkayan, halkı kandırmaktan başka hiçbir işe yaramayan televizyon kanallarını izlediğimizde içine mutluluk dolar insanların. Medeniyetimizin sürekli olarak geliştiğini, etrafta hiçbir sıkıntının, problemin olmadığını düşünürler. Yalan haberler, spekülatif yorumlar, hiçbir işe yaramayan eğlence programları, sanatın “S” sinden haberi olmayan sinemalar ve televizyon dizileri, beynimizi uyuşturan ve saatlerimizi yok eden bilgisayarlar ve internet…

medya silahı

Peki bu durumda ne yapmalıyız. Açıkçası biraz paranoyak olmakta fayda var diyebilirim. Günlük hayatta karşımıza çıkan  iyi şeylerin altını biraz irdelemeliyiz. Karşımıza fırsat adı altında çıkan şeyler bizden veya toplumdan daha çok kime fayda sağlıyor görmeliyiz. İşte bunları düşünmeye başladığımızda olayların arkasında olanlar çorap söküğü gibi gelecektir.

televizyon silahı

Kitaptan çıkarabileceğimiz çok şey var. Tıpkı yazar gibi ben de biraz karamsar düşündüm ve ortaya bunlar çıktı. Katılırsınız veya katılmazsınız bilemem. Sonuçta düşünmek kişiye özgü bir şey. Siz de düşüncelerinizi bize ulaştırırsanız mutlu oluruz. İyi günler dilerim …

Fahrenheit 451